ANONİM ŞİRKETLERDE BİRİKİMLİ OY SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİ

SMMM İbrahim APALI

Yazarın şu ana kadar yazılmış 13 makalesi bulunuyor.
  • 31 Mart 2016
  • 4.315 kez görüntülendi.

yönetimAVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI

Anonim ortaklıklarda ortak sayısının artmasıyla birlikte, pay sahiplerinin şirket yönetiminde etkili olabilme olanağı azalmaktadır. Bu durum, pay sahiplerinin şirkete yabancılaşmasına ve bu arada şirket yönetiminin herhangi bir kontrol mekanizması olmaksızın faaliyetlerini sürdürmesine neden olmaktadır. Hisse senedi sahipliğinin dağınık olması sonucunda pay sahiplerinden hiçbir grubun şirket işlerini yönetme konusunda yararı olmamakta; şirkette sahip olduğu paylar çok önemsiz de olsa yönetim kendiliğinden süregelen bir organ olmaktadır. Bunun sonucunda, yönetimden memnun olmayan pay sahipleri “Wall Street Kuralı”nı işletmek zorunda kalmaktaydı. Bir başka deyişle, bu pay sahipleri, paylarını satarak şirketten çıkmaktaydılar. Bununla birlikte demokrasilerde azınlığı koruyucu mekanizmalar da geliştirilmektedir. Anonim şirketlerde de çoğunluk her zaman kazanmaktadır. Örneğin iki ortaklı bir anonim şirkette; ortaklardan A’nın %51, B’nin %49 paya sahip olduğunu düşünelim. Genel kurul toplantılarında oylanan her hususta A’nın iradesi kazanacak, A yönetim kurulunu tamamen ele geçirecek ve şirketin olağan faaliyeti A’nın görüşleri doğrultusunda oluşacaktır. B ise hiçbir şekilde temsil edilmediği gibi, şirketi birikimleri ile finanse eden pasif bir yatırımcı şekline bürünecektir. Uygulamada, sorunun çözümü ve pay sahiplerinin yönetime Katılmasını sağlamak amacıyla çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bunların başında oy kullanım hakkı bulunmaktadır.

Anonim şirket genel kurullarında pay sahiplerine çeşitli konularda iradeleri sorulmaktadır. Bu iradelerin ortaya çıkış biçimlerine oy kullanma metodu adı verilmektedir.

Oy Kullanma Metodları; Düz Oy ve Birikimli Oy sistemleridir.

  1. DÜZ OY SİSTEMİ; Olağan oy,6 düz oy adî oy kanuni oy genel hükümlere göre oy kullanımı veya çoğunluk oyu adı verilen sisteminde, şirket organlarının (yönetim kurulu üyelerinin, denetçilerin, tasfiye memurlarının) seçiminde pay sahibinin kullandığı her bir oy seçilecek üye sayısı kadar etki yapmaktadır. Bir başka söyleyişle, verilen her bir oy ayrı ayrı her bir üye için verilmiş sayılır. Bu sistem Türk öğretisinde, düz oy sistemi, yaygın etkili oy sistemi ya da etkisini seçilecek her bir üyede gösteren sistem olarak da adlandırılmaktadır.
  2. Örnek 1`; Bir anonim şirkette her bir pay bir oy hakkı vermektedir. Yönetim kuruluna üç kişi seçilecektir. Toplam aday sayısı ise yedidir. Bu adaylar içerisinde, pay sahipleri sıralama yapar ve oy pusulasına üç aday ismi belirtir. En çok oy alan üç kişi yönetim kuruluna seçilir. Dikkat edilmesi gereken husus, bu sistemde pay sahiplerinin verdikleri oy, üç kişi için hüküm ifade etmektedir. Düz oy sistemi, şirkette payların çoğunluğunu elde tutan grubun veya pay sahibinin tüm yönetim kurulunu seçebilmesi sebebiyle açık diktatörlük olarak nitelendirilmektedir. Düz oy sistemi kazanan her şeyi alır sistemidir.
  3. BİRİKİMLİ OY SİSTEMİ ;Kavramsal Yapı Birikimli oy kavramı için “toplu oy”, “birikmiş oy”, “oyların yığılması”, “birleşik oy” veya “oransal oy” terimleri de kullanılmaktadır. Fonksiyonel tanım yapılmak istenirse birikimli oylar bir adaya konsantre edilip yığılabileceği gibi bütün adaylara dağıtılabilen bir oy metodudur. Birikimli oy ifadesi hem mevzuatta hem öğretide yerleşmiştir. Birikimli oy ya da bilinen oy kullanımı; pay sahibinin, sahip olduğu payların miktarı ile seçilecek yönetici miktarının çarpımı kadar oy hakkına sahip olmasıdır. Başka bir söyleyiş ile birikimli oy kullanma bir anonim şirkette azınlık pay sahiplerinin bütün oy güçlerini kazanacağını umut ettikleri bir adaya/ adaylara yönlendirmelerini sağlayan bir tekniktir. Bu yüzden, birikimli oy tekniğini kullanılabilmesi için yapılacak seçimde mevcut adayların sayısının birden fazla olması gerekmektedir. Birikimli olmayan bir sistemde şirket yönetim kurulu üyeleri teker teker seçilmektedir. Birikimli oy sisteminde ise şirket yönetim kurulu bir seferde seçilir.Birikimli oy sistemi aday seçiminin söz konusu olduğu her yerde uygulanabilir. Örneğin politik sistemde, mahkemelerde jüri üyelerinin seçimi için ve anonim şirketlerde uygulanmaktadır. Birikimli oy metodu günümüzden 140 yıl önce ABD’de ortaya çıkmıştır. 1. Bireysel yatırımcılar bütün oylarını bir kişiye yöneltebilirler.3. Azınlıkların yönetim kurulunda temsili sağlanması vasıtasıyla azınlık hakları korunmaktadır5. Şirkette azınlıkların sesi daha gür çıkabilmektedir.7. Buna karşın birikimli bir oy rejiminde, çoğunluk pay sahibinin/sahiplerinin yönetim kurulunda bütün üyeleri seçtirebilmesi için %51’denetçi daha fazla bir paya ihtiyaçları bulunmaktadır.9. Çoğunluk sistemi yüzünden pay sahiplerinin genel kurula katılmaları için teşvik edici olmamaktadır. Azınlık yönetimde artık temsil edilebileceği için, şirket genel kurullarına ve şirket yönetimine daha çok ilgi gösterecektir. Bu sayede anonim şirketlerde bulunan güç boşluğu sorunu bir ölçüde bertaraf edilebilmektedir.11. Ekonometrik çalışmalar gelişmekte olan ülkelerde pay sahiplerinin birikimli oy sisteminden faydalandığını belirtmektedirler. Birikimli oy sisteminin Türkiye’de ileride kurulması muhtemel KOBİ borsalarına çekicilik sağlayacağı ileri sürülmektedir.1. Sistemin Karışıklığı Birikimli oy komblike bir sistemdir. Sistemin karışıklığı sonucunda hile karıştırılmasına sebep verilebilir. Bu yolla oy hakkı sahipleri bu haklarından mahrum bırakılabileceklerdir. Çoğunluk hisseye sahip hissedarlar hesaplama hatası sonucunda yönetimdeki hakimiyetini kaybedebilir. Karşı görüşte olanlar içinse sistem en basit sistemlerdendi.3. Yönetim Kurulunda Polarizasyon Birikimli oy sistemi sonucunda oluşacak yönetim kurulunda değişik fraksiyonların bulunması eleştirilmekte ve bazı çevrelerce bu sonucun pay sahipleri ve şirket yönetimi için iyi olmadığı ileri sürülmektedir. Bu görüş uyarınca yönetim kurulunda harmoni (uyum) ve kohezyon (bağlılık) esas olmalıdır. Fraksiyonel yapı, örgütlerde kollektif karar alma sürecini bozar.5. Kamunun Aydınlanmış Oluşu Azınlık pay sahipleri grubu zaten mevcut şirketler hukuku kurallarına ve Borsa kotasyon kurallarına göre kendileri için gerekli bilgilere kolayca ulaşmaktadırlar. Bu sebeple azınlık pay sahiplerinin yönetim kurulunda temsilci bulundurması ve birikimli oy kullanma gereksizdir.7. Kontrol Savaşlarında Kullanılabilmesi Birikimli oy sistemi dostane olmayan yollardan şirketi ele geçirilmesinde bir araç olabilir.GENEL OLARAK; Örnek 2 ; Mert ile Berk, Şirket, A.Ş.’nin pay sahipleridir. Şirketteki toplam 100 paydan Mert 70 paya, Berk 30 paya sahiptir. Genel kurul toplantısında üç sandalyeli yönetim kurulu için seçim yapılacaktır. Yönetim kurulu için 6 kişi aday olmuştur. Mert; J, S ve M’yi desteklemektedir. Berk; T1, T2 ve T3’ü desteklemektedir.Tablo 2
  4. Birinci Alternatif (Düz Oy Sistemi) Önce birikimli olmayan bir sistemde yapılan seçimi inceleyelim. Birikimli olmayan sistemde Mert kendi adaylarına sahip olduğu oy miktarınca (70 oy) oy vermekte, ve Mert’in bütün adayları kazanmaktadır. Azınlık olan Berk’in sempati duyduğu adaylar kazanamamakta ve Berk yönetim kurulunda temsil edilememektedir.
  5. Birikimli oy kullanma, pay sahiplerinin genel kurulda oyların çoğunluğunu elde bulundurmaksızın yönetim kuruluna üye seçebilmesine olanak verir. Gerçekten, çoğunluk ilkesinin geçerli olduğu hâllerde, yönetim kurulunun üye sayısının kaç kişi olduğu fark etmeksizin %51 oy çoğunluğunu elinde bulunduran grup, kurulun tamamını kendi istediği kişilerden seçtirme olanak ve gücüne sahiptir. Buna karşılık, birikimli oy yönteminde azınlık pay sahiplerinin çoğunluk oyu gerekmeksizin bir veya birkaç yönetim kurulu üyesini seçme imkanına sahiptir. Oy hakkı sahibi bütün oylarını en çok tercih ettiği adaya/adaylara yöneltebilir. Oy hakkı sahibi, tek bir aday veya dilediği adaylar için, dilediği kombinasyonlarda oy kullanabilecektir.
  6. SİSTEMİN İŞLEYİŞİ
  7. 6. Azınlık Tahakkümü Birikimli oy sistemi, şirket yönetiminin küçük bir azınlığın elinde toplanmasına sebep olabilir. Bu durum, pay sahiplerinin bir kısmının genel kurul toplantısına gelmediği ye da vekaleten ile temsil edilemediği durumlarda (tipik güç boşluğu) ortaya çıkmaktadır.
  8. 4. Liyakat Eksikliği ve Rant Dağıtımı Yönetim kurulu seçimlerinde amaç bazı pay sahiplerinin gruplarını seçtirmek değil, en iyi yöneticiyi seçtirmek olmalıdır. Bu görüş taraftarlarına göre birikimli oy kullanma sonucu iyi yöneticiler seçilemez. Çok extrem bir örnek olarak, çoğunluk pay sahiplerinin adayı olan yönetim kurulu üyesi hiç hata yapmayan teknik olarak en üstün aday ise, birikimli oy sisteminin sonucu olarak bu aday şirket içinde tavizler veren koalisyonlar kurmak zorunda kalacaktır.
  9. 2. Meşruiyet Sorunu ;“Birikimli oy sistemi ile seçilen bir temsilci, oy hakkına sahip olanların ekseriyeti tarafından seçilmemiş olabilir. Bu sistemde oy hakkına sahip olanların yaklaşık %26’sının birikimli oyları ile bir temsilci seçilebilmektedir.
  10. B. DEZAVANTAJLARI
  11. 10. Yabancı araştırmalar birikimli oya hissedar desteğinin şirket bazında değiştiğini ve bunun da birikimli oyun şirket bazında farklı değer verildiğinin işareti olduğunu belirtmektedirler. Sermaye piyasasının en az likit olduğu zamanda birikimli oy sisteminin yükselmektedir. Doğal olarak şirketi terk ediş (exit) ne kadar zor olursa şirket içi itirazları o derece özel korumaya almak gereklidir. Dolayısı ile kriz dönemlerinde birikimli oy önemli bir rol oynayabilir.
  12. 8. Birikimli oy sayesinde ihtilaflar doğmadan yönetim kurulu içerisinde çözülebilir.
  13. 6. Birikimli olmayan bir sistemde şirket paylarının %51’ini tutanlar, şirket yönetimin %100’ünü kontrol etmektedirler.
  14. 4.Şirkette azınlığın ezilmesi yerine, şirket yönetiminde çoğunluk ile azınlığın ile birlikte çalışması ilkesi öne çıkmaktadır
  15. 2. Birikimli oy sistemi daha geniş ve çeşitli temsil sağlamaktadır. Seçilen temsilcilerin daha demokratik biçimde seçilmesi sağlanmaktadır. Azınlık pay sahiplerinin yönetim kuruluna üye seçtirmesi neredeyse imkansız olmaktadır. Birikimli oy sistemi ile çoğunluk sisteminin olumsuz etkileri kaldırılabileceklerdir.
  16. A. AVANTAJLARI ;Birikimli oy sisteminin aşağıda sayılan olumlu özellikleri bulunmaktadır.
  17. Bunun yanı sıra Birikimli oy sistemi, bir takım avantajlar ve dezavantajlar arz etmektedir.
  18. Şirket mülkiyetinin çok sayıda oluşu küçük yatırımcıların ilgisizliğini doğurmakta . Küçük yatırımcıların ilgisizliği de güç boşluğu problemini doğurmaktadır. Genel olarak, küçük yatırımcıların birikimli oy sisteminden sağlayacakları fayda marjinal kalmaktadır. Öğretide ifade edildiği gibi azınlık pay sahiplerinin yönetim kurulunda kararlara katılması çok anlamlı değildir. Küçük yatırımcılar açısından şirkete yaptıkları yatırımdan sağladıkları getiri önemlidir.
  J S M T1 T2 T3
MERT 70 70 70 0 0 0
BERK 0 0 0 30 30 30
SONUÇ KAZANDI KAZANDI KAZANDI KAYBETTİ KAYBETTİ KAYBETTİ

 

İkinci Alternatif (Birikimli Oy Sistemi) Birikimli oy sisteminin uygulandığı sistemde Berk için her şey harika olmasa bile Berk yönetim kurulunda temsil edilebilmektedir. Birikimli oy sisteminde sahip oldukları payların sonucunda; Mert, 210 oya (Mert’in 70 Payı çarpı Üç Yönetici), Berk ise 90 oya sahip bulunmaktadır.

 

Tablo 3

  J S M T1 T2 T3
MERT 91 91 28 0 0 0
BERK 0 0 0 90 0 0
SONUÇ KAZANDI KAZANDI KAYBETTİ KAZANDI KAYBETTİ KAYBETTİ

 

Görüldüğü üzere Mert’in adaylarından sadece ikisi kazanmakta (birisi kaybetmekte), Berk’in adaylarından birisi de kazanmaktadır. Böylelikle Berk de yönetim kurulunda temsil olanağına sahip olmuştur.

Örnek 3 (Düz Oy Metodu ve Birikimli Oy Sisteminin Mukayesesi) P anonim şirketinin, toplam 100 adet payından 15 tanedi, B’ye ait olmaktadır. B, genel kurul toplantısında seçilecek olan 9 yönetim kurulu üyesinden birisi olarak K’yı görmek istemektedir. K’yı yönetim kurulunda görmek istemeyen diğer pay sahipleri, K dışında kalan adaylara oy verirler. Böylece, diğer adaylar 85 oy almış olur. Düz oy sisteminde B’nin, K’yı seçtirme çabası boşa gider. Birikimli oy sisteminde B, 135 oyunun (15 çarpı 9) tamamını K’ya verir. Diğer pay sahiplerinin 765 oyu (85 çarpı 9), K’yı yönetim kuruluna üye seçtiremeyecek şekilde bölünemeyecektir.

Bu yöntemde pay sahiplerinin yönetim kuruluna üye seçebilmesi için asgari oy sayısına sahip olması gerekli ve yeterlidir. Pay sahiplerinin yönetim kurulu üye seçebilmeleri için gerekli olan oy sayısı aşağıdaki formüle göre hesaplanır.

ARZULANAN SAYIDA YÖNETİM KURULU ÜYESİ SEÇEBİLMEK İÇİN GEREKEN OYUN HESABI Şirket genel kurulunda bir pay sahibi grubu ya da bir çok gruptan oluşmuş birlikte hareket edenler ellerindeki paylar ile kaç üye seçebileceklerini bilmek isterler. Bu bilgi sayesinde oylarını arzuladıkları adaylar üzerinde toplayabilirler. Buna göre;

 

FORMÜL 1:   ArYKÜ = [(AYKÜ . TPM) / (YKÜ + 1)] + K

 

ArYKÜ : Arzulanan Sayıda Yönetim Kurulu Üyesi Seçebilmek İçin Gereken Asgari Pay/Oy

AYKÜ : Yönetim Kurulunda Yer Alması Arzulanan Adayların Sayısı

TPM : Toplam Pay Miktarı (Oy Kullanmaya Ehliyetli)

YKÜ : Seçimi Yapılacak Toplam Yönetim Kurulu Üyesi Sandalyesi

K : Gereken Kesir (veya 1)

 

KESİR (Fraction) Kavramı Yukarıdaki ve bu formülde; formüllerin kare parantez içerisine alınmış kısmı, bir oy düğümünü temsil etmektedir. Pay sahibinin/sahiplerinin (veya pay sahipleri grubu) bu düğümü kırabilmesi için, formüle bir miktar kesir eklemesi gerekmektedir. Mevzuat veya anonim şirket, oy miktarında kesirli sayıları kabul etmedikçe, kullanılan oyların tam sayıya çevrilmesi gerekir. Eğer, kare parantez içerisindeki miktar tam sayı ise, düğümü çözmek için bu sayıya “1”eklenir.

Örnek 03 (Formül 2) İki ortaklı 100 paya bölünmüş bir anonim şirkette; A 70 paya, B ise 30 paya sahiptir. Genel kurulda 5 yönetim kurulu üyeliği için seçim yapılacaktır.

Seçilmesi Arzulanan Yönetici Sayısı Gereken Pay Adedi
1 100/6 + Kesir = 16.67 + Kesir = 17
2 200/6 + Kesir = 33.33 + Kesir = 34
3 300/6 + Kesir = 50 + 1 = 51
4 400/6 + Kesir = 66.67 + Kesir = 67
5 500/6 + Kesir = 83.33 + Kesir = 84

Bu tablo ve hesaplamalarda gözlenebileceği üzere, A’nın 70 payı ona en azından 4 yöneticiyi seçebilme imkanı vermektedir. Bunun sebebi, A’nın malik olduğu pay sayısının 67’denetçi fazla olup, 84’ten az olmasıdır. B’nin 30 payı ona sadece 1 yönetici seçme hakkını bahşetmektedir. Bunun sebebi, B’nin sahip olduğu pay adedinin, 17’den fazla ancak 34’ten az olmasıdır.

BİR YÖNETİM KURULU ÜYESİ SEÇEBİLMEK İÇİN GEREKEN ASGARİ OYUN (PAYIN) HESABI

AsYKÜ = [TPM / (YKÜ + 1)] + K

 

AsYKÜ: Yönetim Kurulu Üyesi Seçebilmek İçin Gereken Asgari Pay/Oy

TPM : Toplam Pay Miktarı (Oy Kullanmaya Ehliyetli)

YKÜ : Seçimi Yapılacak Toplam Yönetim Kurulu Üyesi Sandalyesi

K : Gereken Kesir (veya 1)

Örnek 5 (Formül 1) Bir anonim şirkette 800 adet pay bulunduğunu düşünelim. Yönetim kurulunun 3 üyesi var. Yönetim kuruluna bir üye seçebilmek için birikimli oy sisteminde 201 pay gerekir. [800 / (3+1)]+1 = 201 Pay olur.

Bu çerçevede çoğunluk ilkesine göre yönetim kurulunun tamamını seçebilmek için, örnekteki ortaklıkta 51 oya sahip olmak yeterli olduğu hâlde, birikimli oy yöntemi kullanıldığında çoğunluğun elinde bulunması gereken oy sayısı en az 84 olmalıdır. Diğer bir deyişle birikimli oy yönteminde, herhangi bir grubun şirket yönetiminde tek başına söz sahibi olabilmesi için %51’den daha fazla bir çoğunluk (%84) aranmaktadır.

Birikimli Oy Sisteminin Etkisini Azaltmak İçin Başvurulan Yollar ;

Öncelikle şu hususu belirtmek gerekir ki yöntemin uygulanabilirliği bunun zorunlu olarak öngörülmesi ile doğrudan ilgilidir. Yoksa uygulanması ihtiyari olan düzenlemelerde yönetim kurulu üyelerinin bu yöntemle seçilmesine ilişkin esas sözleşeme değişikliğinin çoğunluk iradesinin yansıdığı genel kurullarda karara bağlanacağından yöntemin kabul edilmesi çok da mümkün görünmemektedir. Eğer çoğunluk azınlığın da yönetimde temsil edilmesi düşüncesini taşıyorsa bunun için tek yöntem birikimli oy yöntemi değildir. Bunun yerine çoğunluk azınlığa doğrudan yönetim kurulu üyelerinden bir kısmını seçme yetkisi tanıyabilecektir. Dolayısıyla, aşağıda belirtilen yöntemin etkisini azalmak için başvurulacak yöntemler birikimli oyun zorunlu olarak öngörüldüğü düzenlemeler için anlamlıdır. İhtiyari düzenlemelerde çoğunluk, aşağıdaki yöntemlere başvurarak birikimli oyun etkisini azaltmak yerine doğrudan yöntemin uygulanmasını kabul etmeyecektir.

  1. Yönetim Kurulu Üye Sayısının Az Tutulması Birikimli oy yönteminin etkinliği açısından yönetim kurulu üye sayısı büyük önem arz etmektedir. Nitekim yönetim kurulu üye sayısı ile birikimli oy kullanma yönteminin etkinliği doğru orantılıdır. Diğer bir deyişle yönetim kurulundaki üye sayısı arttıkça birikimli oy yöntemi ile azınlık tarafından seçilmesi muhtemel üye sayısı da artmakta, dolayısıyla çoğunluğun şirket yönetimindeki mutlak hakimiyeti azalmaktadır. Öte yandan, bilindiği üzere daha önce asgari üç üyeden oluşması gereken yönetim kurulu YTTK ile birlikte bir üyeden de oluşabilecektir. Ancak yönetim kurulu üye sayısı bir ve iki olan şirketlerde söz konusu yöntemin uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu yöntem yönetim kurulu üye sayısı üç ve daha yukarı olan şirketlerde uygulama alanı bulabilecektir.
  2. Yönetim Kurulu Üyelerinin Kademeli Olarak Yenilenmesi Gerek ETTK gerekse de YTTK uyarınca yönetim kurulu üyelerinin tamamının aynı süre için seçilmesi zorunlu olmayıp, seçilen üyelerin farklı dönemler itibariyle yenilenmeleri mümkündür. Yönetim kurulu üyelerinin kademeli olarak yenilenmesi durumunda da esasen yönetim kurulu üye sayısı sınırlandırılmakta ve yönetim kurulu üye sayısının az tutulması ile aynı sonucu doğurmaktadır. Zira yönetim kuruluna seçilebilecek üye sayısı, birikimli oy yönteminin etkinliği ve azınlığın yönetim kurulunda temsili açından son derece önemlidir. Örneğin, yönetim kurulu 6 kişiden oluşan X Anonim şirketinde çoğunluk pay sahiplerinin 400, azınlık durumunda olan pay sahiplerinin ise 180 paya sahip olduğunu ve yönetim kurulu üyelerinden 2’sinin her yıl yenilendiği varsayalım. Bu durumda, yapılacak ilk seçimde yönetim kurulu üyelerinden 4’ünü çoğunluk pay sahipleri, 2’sini ise azınlık durumunda olan pay sahipleri seçecektir. Sonraki yıl yapılacak seçimde ise çoğunluk durumunda olan pay sahipleri birikimli oy yöntemine göre sahip oldukları 800 oyu (400×2=800) iki adaya eşit miktarda paylaştırmak suretiyle yenilenecek yönetim kurulu üyelerinin 2’sini de seçeceklerdir. Zira azınlık pay sahipleri sahip oldukları 360 oyu (180×2=360), seçilmesini istedikleri bir aday üzerinde toplasalar dahi, yönetim kuruluna üye seçtiremeyeceklerdir. Nitekim ilk seçimi takip eden her yıl sadece görev süresi dolan 2 üyenin seçimi yapılacağından, bu sürecin sonunda yönetim kurulunda azınlığı temsil edecek üye kalmayacaktır.
  3. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sınıflandırılması Yönetim kurulu üyelerinin sınıflandırılması ve her sınıfa ilişkin seçimlerin ayrı ayrı yapılması suretiyle de birikimli oy yönteminin etkisinin azaltılması mümkündür. Zira bu durumda da yönetim kurulu toplam üye sayısı belirli sınıflara ayrılmak suretiyle, seçimi yapılacak üye sayısı daraltılmakta ve yöntemin etkinliği azaltılmaktadır.
  4. Paylara İmtiyaz Tanınması YTTK “Her pay sahibi sadece bir paya sahip olsa da en az bir oy hakkını haizdir.” hükmü ile oy hakkından yoksun pay sahibi olmayacağını vurgulamış (YTTK md. 434/2), ancak bununla birlikte birden fazla paya sahip olanlara tanınacak oy sayısının esas sözleşmeyle sınırlanabileceğini ya da bazı paylara diğerlerine nispeten oy hakkında imtiyaz tanınabileceğini de kabul etmiştir. Nitekim Kanunun 478. maddesinde, gerek ilk esas sözleşme gerekse de esas sözleşme değiştirilerek bazı paylara kâr payı, tasfiye payı, rüçhan ve oy hakkı gibi haklarda imtiyaz tanınabileceği belirtilmiş, 479. maddesinde de oyda imtiyazlı paylar düzenlenmiştir. Buna göre, esas sözleşmede hüküm bulunması, imtiyazın kişiye değil paya tanınması, eşit itibarî değerdeki paylara farklı sayıda oy hakkı verilmek suretiyle tanınması ve tanınacak imtiyazın bir paya en çok 15 oy hakkı olacak şekilde belirlenmesi şartlarıyla oyda imtiyazlı paylar oluşturulabilmektedir. Nitekim bazı paylara oy hakkında imtiyaz tanınması durumunda imtiyazlı oy sadece esas sözleşme değişikliği ile ibra ve sorumluluk davası açılmasına ilişkin kararlarda kullanılamayacak bunun dışında şirketin alacağı bütün kararlarda kullanılabilecektir (YTTK md. 479). Dolayısıyla yönetim kurulunun seçimine ilişkin kararda da oy hakkı imtiyazlı olarak kullanılabilecektir. Bu durumda birikimli oy kullanma yönteminin etkisini azaltacak bir yöntemdir. Öte yandan, esas sözleşmede öngörülmek şartı ile belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilir (YTTK md. 360). Bu amaçla, yönetim kurulu üyelerinin belirli bir grup oluşturan pay sahipleri, belirli pay grupları ve azlık arasından seçileceği esas sözleşmede öngörülebileceği gibi, esas sözleşmede yönetim kurulu üyeliği için aday önerme hakkı da tanınabilir. Bu şekilde, esas sözleşmeyle çoğunluk lehine; yönetim kurulu üyelerinin veya adaylarının çoğunluğunu belirleme şeklinde imtiyaz tanınması halinde birikimli oy yöntemi etkisini yitirecektir.
  5. Azınlığın Seçtiği Üyenin Azli Yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşme ile atanmış olsalar dahi, gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı halinde, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilir (YTTK md. 364). Nitekim birikimli oy yöntemi ile azınlığı temsilen seçilen yönetim kurulu üyelerinin, genel kurulda haklı bir sebep olmaksızın azledilmesi durumunda, yöntem kolaylıkla etkisiz hale getirilebilecektir. Zira azledilen üye nedeniyle meydana gelen boşluk, çoğunluğu temsil eden yönetim kurulu üyeleri tarafından seçilecek üyeler ile doldurulacak, takip eden ilk genel kurul toplantısında da genel kurulun onayına sunulacaktır (YTTK md. 363).
  6. Yönetim Kurulu Yetkilerinin Devri YTTK’nın 375. maddesinde yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkileri belirtilmiştir. Buna göre, şirketin üst düzeyde yönetimi, şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi, müdürlerin ve imza yetkisine sahip kişilerin atanması ve görevden alınması, yönetimle görevli kişilerin gözetimi, muhasebe, finans ve finansal planlama için gerekli düzenin kurulması, pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi, borca batıklık durumunda mahkemeye bildirimde bulunulması yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkilerindendir. Bunların dışında kalan hususlarda yönetim kurulu şirket yönetimini devredebilir. Nitekim Kanunun 367. maddesi, yönetim kurulunun, esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine ya da üçüncü kişilere devretmeye yetkili kılınabileceğini öngörmektedir. Ayrıca yönetim kurulu işlerin gidişini izlemek, kendisine sunulacak konularda rapor hazırlamak, kararlarını uygulatmak veya iç denetim amacıyla içlerinde yönetim kurulu üyelerinin de bulunabileceği komiteler ve komisyonlar da kurabilir (YTTK md. 366). Yönetim kurulunca, şirket yönetiminin yönetim kurulu üyelerinden birine ya da birkaçına yahut üçüncü kişilere devredilmesi veya yönetim kurulu üyeleri arasından azınlık temsilcisinin yer almadığı komiteler oluşturulması birikimli oy yönteminin etkisini kısmen azaltabilecektir. Nitekim yöntemin etkisinin azalıp azalmayacağı azınlığı temsilen yönetim kurulunda bulunan üyenin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanma etkinliğine bağlıdır. Zira YTTK’nın 392. maddesine göre her yönetim kurulu üyesinin, şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteme, soru sorma ve inceleme yapma yetkisi bulunmaktadır. Bu çerçevede, bir üyenin istediği herhangi bir defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma, veya belgenin yönetim kuruluna getirilmesi, kurulca veya üyeler tarafından incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması reddedilemez. Bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma isteminin başkan tarafından reddedilmesi durumunda, konunun iki gün içerisinde yönetim kuruluna getirilmesi gerekmektedir. Kurulun toplanmaması veya istemi reddetmesi halinde ise üyenin, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurma hakkı vardır.

HALKA AÇIK OLMAYAN ANONİM ŞİRKETLERİN GENEL KURULLARINDA BİRİKİMLİ OY KULLANIMINA İLİŞKİN ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ

YTTK’nın 434. maddesinin dördüncü fıkrasında, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının halka açık olmayan anonim şirketlerde birikimli oyu bir tebliğ ile düzenleyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu yetkiye istinaden Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanan “Halka Açık Olmayan Anonim Şirketlerin Genel Kurullarında Birikimli Oy Kullanımına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ” 29.08.2012 tarihli, 28396 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Tebliğde, birikimli oyun hesaplanmasına, birikimli oyda uygulanacak esaslara, birikimli oyun kullanılmasına ve sorumluluğa ilişkin düzenleme yapılmıştır. Tebliğin amacının, çoğunluğa sahip olmayan pay sahiplerinin, şirketin yönetim kuruluna üye seçtirebilmelerine imkan sağlayacak birikimli oy kullanımına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu ilk maddede belirtilmiştir. Tebliğin kapsamı ise halka açık olmayan anonim şirketler olarak belirlenmiştir. Başka bir deyişle halka açık olmayan anonim şirketlerin yönetim kurulu üyelerinin seçiminde birikimli oy yöntemi kullanılması durumunda bu Tebliğde yer alan usul ve esaslara uygun hareket edilmesi gerekmektedir. Bu Tebliğde yer alan hükümler halka açık anonim şirketleri kapsamadığından, halka açık şirketler açısından bu Tebliğin bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Ancak halka açık anonim şirketlerin bu yöntemi kullanması durumunda bu şirketler, bu konuda SPK tarafından yapılan düzenlemelere uymak zorundadır.

  1. Birikimli Oyda Uygulanacak Esaslar

1.1. Esas Sözleşmede Bulunması ve Bulunmaması Gereken Hükümler

1.1.1. Birikimli Oya İlişkin Açık Hüküm Birikimli oy yönteminin, şirketlerin kabul edip etmemekte serbest bırakılması suretiyle “ihtiyari” veya mutlak şekilde kabul etmek zorunda tutulmaları suretiyle “zorunlu” olarak düzenlenmesi mümkündür. Nitekim Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca yayımlanan Tebliğ ile birikimli oy yönteminde ihtiyarilik prensibi benimsenmiş, yöntemin kullanılıp kullanılmayacağı şirketlerin isteğine bırakılmıştır. Tebliğin 5. maddesinde, yöntemi kabul etmek isteyen şirketlerin esas sözleşmelerinde, yönetim kurulu üye seçimlerinde oyların birikimli olarak kullanılabileceğine ilişkin açık bir hükmün yer alması şart koşulmuştur. Bununla birlikte, yönetimi ellerinde bulunduran çoğunluk pay sahiplerinin, şirket genel kurulunda, birikimli oy yönteminin kabul edilmesi yönünde bir esas sözleşme değişikliğine izin vermelerini ve böylece yönetimdeki hakimiyetlerini azınlık pay sahipleri ile paylaşma yoluna gitmelerini beklemek çok makul bir yaklaşım değildir. Ayrıca, birikimli oy yöntemi esas sözleşmede bir şekilde yer alsa da çoğunluk pay sahiplerince esas sözleşmede değişiklik yapılması suretiyle her zaman yöntemin uygulamasından vazgeçilebilecektir. Dolayısıyla, şirket iradesinin genel kurullarda çoğunluk iradesine bağlı olarak şekillendiği gerçeğinden hareketle, kullanılıp kullanılmayacağı şirketin iradesine bırakılan birikimli oy yönteminin uygulama alanı bulması oldukça zor görülmektedir.

1.1.2. Aday Önerme Hakkına İlişkin Hüküm Bulunmaması Kanunun 360. maddesine göre, esas sözleşmede öngörülmek şartı ile belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilir. Bu amaçla esas sözleşmede yönetim kurulu üyelerinin bu gruplar arasından seçileceği öngörülebileceği gibi bu gruplara aday önerme hakkı da tanınabilir. Esas sözleşmede hem böyle bir hükmün yer alması hem de yapılacak seçimlerde ayrıca birikimli oy yönteminin kullanılması makul değildir. Zira eğer Kanunun 360. maddesine göre azınlığa yönetimde temsil edilme hakkı tanınmışsa, azınlığın şirket yönetiminde temsilini amaçlayan birikimli oy yöntemine başvurulmasına gerek yoktur. Zaten azınlık Kanunun 360. maddesine dayanılarak esas sözleşmeye konulan hüküm çerçevesinde şirket yönetiminde temsil edilecektir. Eğer esas sözleşmede başka bir pay grubuna, Kanunun 360. maddesi çerçevesinde bir imtiyaz tanınmışsa, bu kez de azınlığın ya da kendisine bu imtiyaz tanınmayan grupların yönetimde temsil edilme olasılığı kısıtlanacak ve birikimli oy yöntemi anlamını yitirecektir. Ancak Tebliğin 5. maddesinde, birikimli oy yöntemi ile Kanunun 360. maddesi uyarınca belirli gruplara imtiyaz tanıyan hükümlerin aynı zamanda esas sözleşmede yer alamayacağı düzenlenmiştir. Diğer bir deyişle birikimli oy yöntemini kabul edecek şirketlerin esas sözleşmelerinde, böyle bir imtiyazın bulunmaması gerekmektedir.

1.1.3. Oyda İmtiyaza İlişkin Hüküm Bulunmaması Bilindiği üzere Kanuna göre bazı paylara daha fazla oy hakkı tanınarak oyda imtiyazlı paylar ihdas edilmesi mümkündür. Pay sahipleri, söz konusu imtiyazı, esas sözleşme değişikliği ile ibra ve sorumluluk davası açılmasına ilişkin kararlar dışında genel kurulda alınan tüm kararlarda kullanılabilecektir. Oyda imtiyazlı payların bulunduğu ve yapılan yönetim kurulu seçimlerinde bu payların oy hakkının imtiyazlı olarak hesaplandığı durumlarda birikimli oy kullanma yönteminin etkinliğinden bahsetmek mümkün değildir. Bu nedenle, Tebliğ birikimli oy yöntemini kabul eden şirketlerin esas sözleşmelerinde Kanunun 479. maddesi uyarınca paylara oyda imtiyaz tanınmasına ilişkin hükümlerin bulunmaması gerektiğini hükme bağlamıştır. Bununla birlikte, Tebliğde yer alan söz konusu hükümden oyda imtiyazın tamamen yasakladığı gibi bir anlam çıkmakla birlikte, birikimli oy yöntemi için önemli olan husus oyda imtiyazın yönetim kurulu üyelerinin seçiminde kullanılmamasıdır. Yoksa genel kurulda alınacak diğer hususlara ilişkin kararlarda imtiyazlı oy kullanılması değildir. Dolayısıyla Tebliğde yer alan hükmü, oyda imtiyazın tamamen kaldırılması şeklinde değil, esas sözleşmede, bu imtiyazın yönetim kurulu üyelerinin seçiminde kullanılamayacağına ilişkin bir hükmün yer verilmesi şeklinde değerlendirmek daha doğru olacaktır.

1.1.4. Yönetim Kurulu Üye Sayısının Üçten Az Olmayacak Şekilde Sabit Bir Rakam Olarak Belirlenmiş Olması Daha önce belirtildiği üzere birikimli oy yönteminin etkinliği yönetim kurulu üye sayısı ile doğru orantılıdır. Yönetim kurulu üye sayısı arttıkça yöntemin etkisi artmakta ve azınlığın şirket yönetiminde temsil edilme olasılığı kuvvetlenmektedir. Yönetim kurulu üye sayısının değişken bir rakam olarak belirlenmesi, çoğunluğun esas sözleşmedeki sınırlar dahilin de azınlık pay sahiplerinin durumunu da gözeterek bu sayıyı belirlemeleri yöntemin etkinliğini azaltmaktadır. Bu nedenle Tebliğde yönetim kurulu üye sayısının sabit olması zorunlu kılınmıştır. Öte yandan, bilindiği üzere YTTK ile yönetim kurulu asgari üye sayıları yeniden belirlenmiş ve eskiden üç olan yönetim kurulu asgari üye sayısı bire indirilmiştir. Yöntemin işlerliği açısından bakıldığında yönetim kurulu bir kişiden oluşan şirketlerde birikimli oy yönteminden bahsetmek mümkün değildir. Uygulanması fiilen mümkün olmakla birlikte, yönetim kurulu iki kişiden oluşan şirketlerde ise birikimli oy yönteminin kullanılması yöntemin amacı ve mantığı ile bağdaşmamaktadır. Zira birikimli oy yöntemi, şirket yönetiminde azınlığa temsil edilme imkanı sağlarken azınlığı çoğunluk karşısında eşit ya da daha güçlü bir konuma getirmeyi de hedeflememektedir. Bunun için azınlık ile çoğunluğun eşit düzeyde temsil edilme ihtimali bulunan bu şirketlerde de bu yöntemden bahsedilmesi mümkün değildir. Bu nedenledir ki Tebliğin 5. maddesinde bu yöntemin uygulanabilmesi için en az üç kişiden oluşan bir yönetim kurulunun bulunması şart koşulmuştur.

2.1.1. Yönetim Kurulu Üyelerinin Tamamının Aynı Genel Kurulda Seçilmesi Yöntemin etkinliğini azaltmak için başvurulabilecek yollardan birisi de yönetim kurulu üyelerinin seçiminin kademeli olarak yapılmasıdır. Böylelikle yapılan seçimde tüm yönetim kurulu üyeler değil, belirli sayıdaki üyeler yenilenmekte, seçilebilecek üye sayısının azalmasına paralel olarak yöntemin etkinliği ve azınlığın yönetimde temsil edilme ihtimali azalmakta ya da ortaklık yapısı itibariyle güçlü azınlık grupların bulunmadığı şirketlerde ortadan kalmaktadır. Tebliğde birikimli oy yöntemini kabul eden şirketlerin tüm yönetim kurulu üyelerinin aynı genel kurulda seçilmesi öngörülmüş ve üyelerin kademeli olarak seçilmesinin yolu kapatılmıştır.

2.1.2. Üyeliğin Boşalması veya Görevden Alma Sebebiyle Seçimlerin Yenilenmesi Bilindiği üzere yönetim kurulu üyeliğinde herhangi bir sebeple bir boşalma meydana gelirse yönetim kurulu, kanuni şartları haiz birisini geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçerek ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması halinde selefinin süresini tamamlar. Ayrıca iflasına karar verilen, ehliyeti kısıtlanan ya da Kanunda ya da esas sözleşmede belirlenen vasıfları yitiren kişinin üyeliği ise kendiliğinden sona erer (YTTK md.363). Bunun yanında, yönetim kurulu üyeleri nasıl seçilmiş olurlarsa olsunlar gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı halinde genel kurulca her zaman görevden alınabilir (YTTK md.364). Anılan Kanuni düzenlemeler azınlığın şirket yönetiminden uzaklaştırılması amacıyla kullanılıp birikimli oy yöntemi vasıtasıyla azınlık tarafından seçilmiş olan bir üyenin üyeliğine son verilmesi mümkündür. Tebliğ, anılan düzenlemelerin bu şekilde kullanılmasını önlemek amacıyla, azınlık tarafından seçilen yönetim kurulu üyesinin/üyelerinin görevinin Kanunun 363 veya 364. maddelerine göre sona ermesi durumunda diğer üyelerin görevinin sona ermiş sayılacağını ve tüm üyeliklere yönelik yeni seçim yapılacağını hükme bağlamıştır. Ancak yine Tebliğe göre görevden alma, mahkemece kabul edilen haklı bir sebebe dayanıyorsa ya da üyelik 363. madde uyarınca kendiliğinden sona ermişse tüm üyeliklere yönelik yeniden seçim yapılmasına gerek yoktur.

2.1.3. Birikimli Oyun Kullanılması Yönetim kurulu üyelerinin seçiminde birikimli oy kullanılabilmesi için sadece esas sözleşmede hüküm bulunması yeterli değildir. Bunun dışında ayrıca oy kullanacak pay sahipleri veya temsilcileri tarafından genel kurul tarihinden en az bir gün önce şirkete yazılı olarak başvurulması gerekmektedir. Birikimli oy yönteminin uygulanması için sadece bir pay sahibinin ya da temsilcisinin başvurusu yeterlidir. Bu durumda yönetim kurulu seçiminde birikimli oy yönteminin uygulanması zorunludur. Şirkete bildirim yapılmamış olsa dahi, genel kurulda bütün pay sahiplerince karar alınmış olması şartıyla birikimli oy kullanılabilir. Öte yandan, yönetim kurulu seçimi yapılan genel kurul toplantılarında birikimli oy yöntemi ile genel hükümlere göre oy kullanımı (düz oy) birlikte uygulanır. Yani yönetim kurulu üyelerinin seçiminde oylar birikimli oy yöntemi ile diğer hususlara ilişkin alınacak kararlarda ise genel hükümlere göre kullanılır. Birikimli oy, yazılı oy pusulaları ile kullanılır. Bu pusulalarda birikimli oyun dağılımı gösterilir ve oy kullanan kişinin sahip olduğu oy sayısı, adı ve soyadı ile imzası yer alır. Oyunu birikimli olarak kullanan kişi oylarını, dağılımı belirtmeksizin birden fazla aday için kullanmışsa oyların bu adaylara eşit olarak dağıtıldığı kabul edilir. Genel kurulda pay sahibinin temsilci vasıtasıyla temsil edildiği durumlarda, temsil belgesinde birikimli oy kullanımı yönünde bir talimat olmasa dahi, diğer pay sahiplerinin veya temsilcilerinin talebi üzerine genel kurulda birikimli oy kullanılmasının zorunlu olduğu durumlarda temsilci de birikimli oy kullanır. Temsil belgesinde oyun dağılımı konusunda özel bir talimat yoksa temsilci dağılım miktarını kendisi belirler.

SONUÇ: Esasen azınlığın da yönetimde temsil edilmesi amacıyla siyasal alanda geliştirilen birikimli oy yöntemi, seçim sisteminin kullanıldığı tüm alanlarda uygulanabilir olması nedeniyle zaman içinde şirketler alanında da uygulanır hale gelmiştir. Ülkemizde, ilk olarak SPK mevzuatı uyarınca (Sermaye Piyasası Kanununa Tabi Anonim Ortaklıkların Genel Kurullarında Birikimli Oy Kullanımına İlişkin esaslar Hakkında Tebliğ Seri:IV, No:29) halka açık anonim şirketlerde uygulama alanı bulan yöntem halka açık anonim şirketlerin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimleri için öngörmüştür. YTTK ile birlikte birikimli oy yöntemi tüm anonim şirketleri kapsayacak şekilde genişletilmiş ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bu konuda düzenleme yapma yetkisi verilmiştir. Nitekim Gümrük ve Ticaret Bakanlığı da halka açık olmayan anonim şirketlerde birikimli oy kullanımını bir Tebliğle düzenlemiş ve anılan Tebliğ 29/08/2012 tarihli 28396 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Ancak murakıplık müessesesinin kaldırılmasına bağlı olarak yöntemin uygulama alanı da yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile sınırlı hale gelmiştir. Oy sayısı ile seçimi yapılacak üye sayısının çarpılması suretiyle hesaplanan oy hakkının, belirli bir aday üzerinde toplanması ya da adaylar arasında istenilen şekilde dağıtılması esasına dayanan birikimli oy yöntemi bu suretle azınlığın şirket yönetiminde temsil edilmesini ve onların da şirket yönetimine katılmasını amaçlamaktadır. Ancak bu, şirket yönetiminin paylaşılması anlamına gelir ki şirket yönetimini elinde bulunduran çoğunluğun çok da arzu ettiği bir şey değildir. Dolayısıyla yöntemin etkinliğinin sağlanması, kullanımının şirketler açısından zorunlu olmasıyla mümkündür. Ne var ki Bakanlıkça yayımlanan Tebliğde yöntemin uygulanması şirketlerin ihtiyarına bırakılmıştır. Kullanılması ihtiyari olarak düzenlenen yöntemin yaygın bir şekilde kullanılması mümkün görülmemekte ve şirket yönetiminin eskiden olduğu gibi çoğunluk esasına dayanılarak seçilen ve tamamı çoğunluğu temsil eden üyelerden oluşacağı öngörülmektedir. Öte yandan, yöntemin etkinliği seçimi yapılacak üye sayısı ile doğru orantılıdır. Yani seçilecek üye sayısı ne kadar yüksek ise yöntem de o kadar etkin demektir. Ancak YTTK ile birlikte murakıplık müessesesi kaldırılmış ve yönetim kurulu asgari üye sayısı da bire indirilmiştir. Yönetim kurulu üye sayısı bir ve iki olan şirketlerde bu yöntemin uygulanması mümkün değildir. Bu durumda üye sayısı en az üç olan şirketlerde yöntemin uygulanabilirliğinden bahsedilebilecektir. Bu da yöntemin kullanım alanını daraltan Kanuni bir sınırlama olarak karşımıza çıkmaktadır. Birikimli oy yöntemi şirket yönetiminin paylaşılması anlamına geldiği için yönetimi başka bir grupla paylaşmak istemeyen çoğunluk tarafından yöntemin etkinliğini azaltan bir takım yöntemler geliştirilmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin sayısının azaltılması, üyelerin kademeli olarak seçilmesi, azınlık tarafından seçilen üyenin çoğunluk tarafından azledilmesi, seçimlerde imtiyazlı oy kullanılması bunlardan bazılarıdır. Tebliğ de bu olasılıklar da göz önüne alınarak yöntemin etkisini azaltacak uygulamalar bertaraf edilmeye çalışılmakla birlikte esasen bunlar birikimli oy yönteminin uygulanmasının zorunlu olduğu durumlarda anlam ifade eden yaklaşımlardır. Zira yönetim kurulu üyelerinin seçiminde birikimli oyun kullanılıp kullanılmayacağının şirketin isteğine bırakıldığı durumlarda yönetim yetkisini azınlıkla paylaşmak istemeyen çoğunluk yöntemin etkisini azaltan yollara başvurmaktan ziyade doğrudan yöntemin kullanılmasından vazgeçecektir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ