Finansal Okur Yazarlık

SMMM Ali AVCI

Yazarın şu ana kadar yazılmış 4 makalesi bulunuyor.
  • 11 Mart 2016
  • 1.881 kez görüntülendi.

Hayatımızı etkileyen en önemli unsur tabi ki de para… Tüm yaşamımız kazandığımız para doğrultusunda geçiyor. Hayallerimiz, inandıklarımız, beklediklerimiz ve yaşadıklarımız her şey para ile ilgili. İhtiyaçlarımız sınırsız, kazançlarımız sınırlı. Dolayısıyla kazanmadığımız paraları harcamak gibi bir durumumuz oluştu son yıllarda. İster kredi kartı ile isterse elden taksitlerle borçlarımız arttı gitti. Kazandıklarımızı bankalara veya mağazalara öder olduk. Oysaki kazancımız oranında harcamayı bilsek, doğru yer ve zamanlarda doğru hamleler yaparak farklı alanlara yatırıma yönelsek daha kazançlı çıkacağız. Tüm bu dengeyi sağlayabilmek için bilememiz gereken bir konu var. Peki, nedir bu konu: Yazımızın başlığından da anlaşılacağı üzere Finansal Okuryazarlık.

Finansal okuryazarlık, kişinin parasını kullanmasını ve bu parayı yönetmesini, parasını değerlendirme konusunda da iyi kararlar verebilmesi anlamına gelmektedir. Kısaca kazandığımız para konusunda bilgi sahibi olmaktır, parayı en iyi şekilde yönetebilmektir. Finansal okuryazarlık paranızı iyi yönetmek, parasız ve çaresiz kalmamak için gereklidir.

Finansal okuryazar olmak istiyorsak; Aşırı borçlanma yapmamamız, yatırım yapmamız, tasarruf hesapları açmamız ve para konusunu evde konuşabilmemiz gerekir. Finansal okuryazarlık paramızı yönetebilme sanatı olduğuna göre paramızı nasıl yönetebiliriz kısa kısa bu konulardan bahsetmeye çalışalım.

Paramızı yönetirken yapacak olduğumuz ilk şey, geleceği planlayarak kendimize hedef koyarak basit de olsa bir bütçe hazırlamaktır. Kazandığımız parayı öyle değerlendirip kullanmalıyız ki hem bugünü yaşayıp hem de geleceğe hazır olmalıyız. Bütçe: Kişiye kazandığı paraya göre harcamasını sağlar. Kişinin harcamalarını planlamasına yardımcı olur. Bütçe yapalım ki kazandığımız paranın nereden gelip nereye gittiğini bilelim. Birikim: Birikim bir alışkanlıktır. Acil durumlarımız için yarınlarımız için hayal ve hedeflerimiz için her ay kazancımızın belli bir kısmını bir kenara koyup biriktirmeliyiz. Yatırım: Günümüz şartlarında en basit yatırım bireysel emekliliktir. Devlet katkılarıyla da daha cazip hale gelmiştir. Bugünkü şartlarda da hükümetler vatandaşlarını bireysel emekliliğe yönlendirmektedir. Yatırım yapma konusunda hiçbir bilgisi olmayan bir kişi bile sistem de 10 yıl boyunca kalarak zorunlu tasarrufa yönlendirilmektedir. Yatırıma erken yaşta başlamak yatırımın değerini de o kadar çok büyütür. Borç: Borç insanın sırtında bir yük gibidir. Yanlış karlar vermesine sebep olur. Uzun vadeli düşünme imkânı vermez. Atalarımız “borç yiğidin kamçısıdır” sözüyle daha fazla gayret gösterilerek borcun bir an önce kapatılmasını tavsiye etmişlerdir. Bu söz bile maalesef günümüzde sürekli borç almayı alışkanlık haline getirilerek bir aldırmazlığın ifadesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılma cezasını gerektiren disiplinsizlikler kapsamında “aşırı borçlanma ve borçlarını ödeyememe” yer almaktadır. Kredi Kartı: Kullanmakta olduğumuz kredi kartları bir borçlanma aracı değil ödeme aracıdır. Kredi kartları bize bedava para kullandırıyor aslında yeter ki biz kullanmayı bilelim. Acil durumlarımızda bir cankurtaran gibi yetişir imdadımıza. Kredi kartınızı doğru kullanırsanız sorun yaşamazsınız; sorunlarınızı çözersiniz. Planlama yapalım aylık gelirimizden fazla harcama yapmayalım kredi kartımızla. Taksitler ve limitler başımızı döndürmesin, ayağımız yere sağlam bassın. Çok acil bir durum olmadığı sürece kredi kartlarımızla borçlanmayalım ay sonu gelen ekstrenin asgari ödemesini değil hepsini ödemeye çalışalım. Ülkemizde maalesef 2015 yılında kredi kartı veya bireysel kredi borcundan dolayı icralık olanların sayısı 1 milyonu geçti. Harcamalar: Yazımızın başında dedik: “İhtiyaçlarımız sınırsız, kazançlarımız sınırlı” Harcamalarımızı kontrol altına alabilmek için öncelikle bilinçlenip bütçe kalemleri ile yazarak dengelemek gerek. Yazılan şey kontrol altında demektir. Gelir=Harcama+Tasarruf eşitliğinde tasarruf edilen miktarı arttırmanın yolu gelirin artması harcamaların azalmasını gerektirmektedir. Gelir daha çok artar harcama daha çok azalırsa tasarruf rakamı büyür. Bu ileride refah içinde yaşamanın birinci adımıdır. Altın Kural Para yönetiminin altın kuralı: Kazandığından az harca.

Sonuç olarak finansal okuryazarlık veya parayı yönetebilme liselerde, üniversitelerde, her bir bölümde, yüksekokullarda veya hayatın diğer bölümlerinde zorunlu dersler gibi okutulup insanlar bilinçlendirilmeli. Her meslekten vatandaşın mesleki eğitimlerinin bir parçası olmalı. Toplumun ve vatandaşın bilinçlenmesi sonucunda vatandaş parasını nasıl değerlendireceğini öğrenecek, hem dolar ve altın dışındaki yatırım ürünlerinin de öğrenilmesiyle piyasalar farklılaşacak, borsa gelişecek bilinçsiz borçlanmalar azalacak tasarruf artacaktır. Para kavramı, gelir-gider dengesi, bütçeleme, borçlanma, yatırım ve yatırım çeşitleri, tasarruf ve bankacılık gibi konularda hiç bilmeyen birine toplamda 48 saatlik bir eğitim verilse bile eminim herkes çokça faydasını görecektir.

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Halit K. dedi ki:

    Gelirimizi iyi yönetmede, bizi aydınlattığınız için teşekkür ederim. Yazılarınızın devamını bekleriz.

BİR YORUM YAZ