SERMAYE ŞİRKETLERİNDE TEMSİL GÜCÜ VE TEMSİL YETKİSİ;

SMMM İbrahim APALI

Yazarın şu ana kadar yazılmış 13 makalesi bulunuyor.
  • 15 Temmuz 2016
  • 2.462 kez görüntülendi.

ŞİRKETLERDE TEMSİL GÜCÜ VE TEMSİL YETKİSİ;

Şirketlerde temsil gücü ve yetkisi Limited şirketlerde Müdürler ve müdürler kurulu tarafından Anonim şirketlerde ise Yönetim Kurulu tarafından yerine getirilir. Kısaca temsil gücü nedir temsil yetkisi nedir sınır ve kapsamları nelerdir değineceğiz.

Temsil gücü: Hukuki işlemlerin ne dereceye kadar ve hangi koşullar altında şirket adına yapılabileceği ile ilgili iken, temsil yetkisi, kimin ne dereceye kadar şirket adına hukuki işlemler yapabilmeye hakkı olduğu ile ilgilidir. Böylece temsil yetkisinde, şirketin amaç ve konusuna giren tüm hukuki işlemlerin doğrudan doğruya şirketin adına yapıla bilmesi temsil gücünde ise imzaya yetkili kişilerin yasada öngörülen temsil gücünün kapsamı söz konusudur. Şirketlerde yönetim kurulu, müdür ve müdürler kurulu iç ilişkide yönetim organı olduğu gibi dış ilişkide de temsil organıdır. Yönetim organları yaptıkları işlemlerde tüzel kişiliği hak sahibi yapar. Borç ve yükümlülük altına sokar ve şirket içi ilişkide ortaklara karşı dış ilişkide de üçüncü kişilere karşı temsil eder. Yönetim organlarının şirketin temsil i alanında tek yasal temsil organlarıdır. Ancak bazı istisnaları vardır. Örneğin TTK nu 446/1 c bendin uyarınca Yönetim Kurulu Genel kurul kararlarının iptalini talep ederse, Bu durumda şirketi temsil etmek üzere mahkemenin bir kayyım ataması gerekir. Aynı şekilde görevde bulunan yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açılmışsa şirketi yine mahkemece atanacak bir kayyım temsil eder.

Temsil yetkisinin kapsam ve sınırlarını incelecek olursak; Yeni TTK’n unda ultra Vites kuralı kaldırıldığından Şirketin amaç ve konusu, Şirketi temsili yetkili kimselerin yapabilecekleri iş ve işlemler bakımından şirkete rücu edebilmesi veya edememesi yönünden sorumluluk sınırı teşkil eder.

Temsil yetkisinin sınırına gelecek olursak, Temsil yetkisi dışa dönük nitelikte olduğundan daha çok üçüncü kişilerin menfaatleri ile ilgilidir. Bu nedenle içerik itibari ile temsil yetkisinin bölünmesi ve ya sınıflandırılması mümkün ise de bunun ticaret siciline tescil ve ilanı mümkün değildir. Edilse dahi iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez. Çünkü sicilin fonksiyonu ancak tescil ve ilanı gerekli hususlar tescil ve ilan edilirse üçüncü kişilerin iyi niyetini bertaraf etmektir. Bu nedenle tescil ve ilanı gerekmeyen hususların ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesi üçüncü kişilerin iyi niyetini ortadan kaldırmaz. Örneğin Yönetim Kurulu üyelerinden (A) nın ancak 10.000,00 TL ye kadar işlem yapma yetkili olduğu (B) nin ise sadece Ticari işlerle ilgili işlem yapabileceği şeklinde şartlar konulamaz. Konulur ve sicile tescil edilirse nasıl olur? Tecil ve ilan edilse dahi iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez. Şu kadar ki üçüncü kişi gerçek durumu biliyorsa yani yapılan sınırlamalardan haberi var ise veya şirket yazılı olarak bildirilmiş ise fiilen bilme söz konusu olur. Ve bilmesi gerektiği kanıtlanır. iyiniyet ortadan kalkar ve bu kişiye karşı söz konusu sınırlama hüküm ifade eder.

İçerik itibari ile temsil yetkisinin sınırlandırılması iç ilişkide hüküm ifade eder ve bu temsil yetkisine sahip olanlar için bir talimat niteliğindedir. Buna aykırı hareket eden yöneticinin kişisel olarak şirkete karşı sorumluluğu söz konusudur. Bu durumda iyi niyetli üçüncü kişilere karşı şirket sorumlu olur ancak daha sonra bu sınırı ihlal eden yönetim kurulu üyesine rücu edebilir.

Temsil yetkisinin sınırlandırılması yasadan doğan sınırlama değil aksine temsil yetkisinin tüzel kişinin kedi iradesi ile yaptığı sınırlamadır. Bu da iki şekilde yapılabilir.

1: Temsil yetkisi sadece merkezin veya bir şube işyerinin işyerine özgülenebilir.

2: Birlikte temsil esası öngörebilir.

Temsil yetkisinin bu şekilde sınırlandırılmasının üçüncü kişilere karşı geçerli olabilmesi için bunun tescil ve ilan edilmesi zorunludur.

Sonuç olarak bakacak olursak 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunda ultra vites kuralı kaldırıldığı için hak ehliyetinin sınırını işletme faaliyetlerinin konusu çizmemektedir. Dolayısı ile şirketin hak ehliyetinin değil imza yetkisine rücu edip etmeyeceğini ilgilendirmektedir. Şirket amaç ve konusu dışındaki işlemlerin şirketi bağlamaması için yapılan işlemin işletme faaliyet konusu dışında olduğunu üçüncü kişinin bildiğini ve bilmesi gerektiğini ispatlaması halinde şirket sorumluluktan kurtulmaktadır.

Temsil yetkisi kişi ve kapsam açısından bölünemez bölünse dahi iç ilişkide hüküm ifade eder. İyiniyetli üçüncü kişileri bağlamaz. Temsil yetkisi ancak iki şekilde sınırlandırılabilir. Buda merkez ve şube işyeri olarak ve6102 Sayılı TTK nun 371/3. Madde hükümlerine göre birlikte temsil esası şeklinde sınırlama yapılabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ